buzağı

n. calf
* * *
heifer

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • buzağı — is., hay. b. Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu Her tarafta buzağılar, köpekler ve tavuklar dolaşıyor. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • öküzün altında buzağı aramak — olmayacak sebeplerle suç ve suçlu bulma çabasında olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • BÜRGUR — Buzağı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • bıza — buzağı …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • buzagu — buzağı I, 59, 446, 528; III, 91 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • avız — buzağı doğduktan sonra inekten alınan ilk süt …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • bici bici — buzağı sağırmak …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • arık — 1. sf., esk. Zayıf, cılız, kuru, sıska Arık, zayıf bir buzağı kuyruğunu sallayarak gidiyordu. M. Ş. Esendal Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller arık ata kuyruğu da yüktür arık etten yağlı tirit olmaz arık öküze bıçak çalınmaz 2. is., hlk. 1) Ark… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • buzağılaşmak — nsz Buzağı durumuna gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • öküz — is. 1) Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır Öküzünün biri ölünce tarlasını süremedi. Ö. Seyfettin 2) mec. Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kimse 3) argo Cıvalı zar Birleşik Sözler… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gûsâle — I. (F.) [ ﻪﻝﺎﺱﻮﮔ ] buzağı. II. (F.) [ ﻪﻝﺎﺱﻮﮔ ] dana …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.